
Her yıl banyo ısıtıcınızı değiştirmeyi bırakın!
Standart halojen “ışık ısıtıcılarının” her zaman en çok ihtiyaç duyduğunuz anda bozulduğunu fark ettiniz mi? Bu bir tesadüf değil. Banyolar, elektronik cihazlar için oldukça zorlu bir ortamdır. Buhar ve ara sıra sızan su nedeniyle bu cihazların içindeki kontaklar paslanır. Bir gün çalışıyor, ertesi gün ise ampul bozulduğu için soğuk bir odada üşümek zorunda kalırsınız.
İşte bu yüzden yüksek IP derecesine sahip kızılötesi ısıtıcılara yöneliyoruz. Bunlar nemli ortamlarda bile çalışabilecek şekilde tasarlanmıştır.
Gerçekten hissedebileceğiniz ısı
Eski ısıtıcılar genellikle havayı ısıtmaya çalışır. Peki ya buharlı bir banyoda? Bu işlem çok uzun sürer. Sanki bir süngeri ısıtmaya çalışmak gibi…
Kızılötesi ısıtıcılar ise farklıdır. Havanın durumu umurlarında değildir; ısıyı doğrudan cildinize ve çevrenizdeki yüzeylere gönderir. Anında etki eder. Anahtarı açtığınızda hemen hissedersiniz. Oda “ısınana” kadar beklemenize gerek yoktur.
“Su geçirmez” ne anlama gelir?
Birçok ürün kendisinin “su geçirmez” olduğunu iddia eder, ancak bu oldukça belirsiz bir ifadedir. Banyoda kullanacaksanız IP derecesine dikkat etmelisiniz; özellikle IPX4 veya daha yüksek bir derece aramalısınız.
Neden mi? Çünkü bu, cihazın su sıçramalarına karşı tamamen korunduğu anlamına gelir. Biz, sıcaklık arttığında形變 olmayacak kaliteli contalar ve malzemeler kullanıyoruz. Bu tür bir koruma olmadan, cihazın iç kısımları paslanır. Dışarıdan bakıldığında her şey normal görünebilir, ancak birkaç ay içinde iç kısımlar pas içinde kalır.
Dürüstçe söylemek gerekirse…
Kusursuz bir çözüm olduğunu söyleyemem.
Öncelikle, kablolarınızın kontrol edilmesi gerekiyor. Bu cihazlar ilk çalıştığında biraz daha fazla enerji tüketebilir. Ocak ayında her duş aldığınızda sigortayı tekrar kapatmak istemezsiniz.
Ayrıca, bunlar biraz daha hacimli olabiliyor. Su geçirmez contalar ve gövde nedeniyle, küçük bir ampulden daha fazla yer kaplarlar.
Ama dürüst olmak gerekirse, her mevsim ölü bir lambayı değiştirmek için merdivene tırmanmak zorunda kalmamak adına birkaç santimetrelik bir alanın kaybedilmesi makul bir bedeldir. Eğer banyonuz buhar odası gibiyseniz, bu en iyi çözümdür.